Google

06 Kasım 2009 Cuma

KESİNLİKLE KATILIYORUM:)))

03 Kasım 2009 Salı

GERÇEK BİR BAŞARI..

Baskılı T-Shirtler, sıcak baskı tekniği ile, herhangi bir fotoğrafın T-Shirt'e basılması şeklinde üretilmektedir. İşte bu yöntem uygulanıp üretilen ilk 10.000 adetlik parti yerine ulaştığında, alıcı firma işin mükemmelliği karşısında gözlerine inanamamış, uygulamayı yerinde inceleyip bilgi sahibi olmak için bu konuda uzman iki kişilik heyeti Türkiye'ye yollamış.

Olay buraya kadar gögüş kabartıcı. Ancak, reklam şirketini almış bir panik. Üretimde o kadar iptidai bir yöntem uyguluyorlar ki, bunun ilgili firma tarafından anlaşılıp siparişin iptal edileceği korkusunu yaşıyorlar. Derken heyet geliyor. Karşılıklı sevgi gösterileri,iltifatlar, izzet, ikram;heyet sabırsız, illaki imalatı göreceğiz diye sızlanıyorlar. Bizimkiler hala
panikte; yapacak başka birşey kalmıyor, utana sıkıla atölyenin yolunu tutuyorlar. Sanayi
sitesinin loş bir katındaki atölyeye girdiklerinde manzara şöyle; bir kırık dökük masa, yerlerde boyalar, yırtık elbiseli birkaç çırak, iki usta ve onbeş metrelik uzun bir tezgah ve tabii ki meşhur T-Shirt'ler baskı için sıra bekliyorlar.

Bu ortamda beyaz T-Shirt'lere bu kadar temiz baskı yapmak olanaksız. Ama heyet nezaketen uygulamanın başlamasını istiyor. Kaybedecek hiçbir şeyi kalmayan firma yetkilileri,
çaresiz gösteriye başlıyorlar. İki çırak, masaya paralel tahtanın iki ucundan tutuyorlar. Bu arada usta gerekli boya ayarını yapıyor ve:

-Şimdi!,

diye bağırıyor.İki çırak var güçleri ile öteki uça koşuyorlar.

Sonuç: Harika....

Ertesi gün heyet teşekkür ederek ayrılıyor. Korku ile beklenen birkaç gün sonra karşı firmadan 50.000 adetlik bir sipariş daha geliyor. Bizimkiler, kabul edilmenin sarhoşluğu içinde bayram yapıyorlar.

Olaydan bir yıl sonra heyetin verdiği rapor tesadüfen ellerine geçiyor. Aynen söyle:
"Türk'ler bütün ısrarlarımıza rağmen söz konuşu fabrikayı bize göstermediler.Ancak sanayi casusluğuna karşı aynı ürünün sahtesinin yapıldığı yerde bizi aldatmaya çalıştılar. Biz nezaketen inanmış göründük. Orada bu sürede değil 50.000 adet, 500 adet dahi yapılamayacağını çocuklar bile anlar.Bu bakımdan siparişin devamını Türk'lere vermekten başka çaremiz yoktur."

Yarattığımız mucizelerin bile farkında değiliz.
(Y.Kemal Erener'in Düzenli Karmaşa adlı kitabından alınmıştır.)

06 Ağustos 2009 Perşembe

ORTAKÖY







BANYAN RESTURANT
Yemek yemek için tercihimizi Ortaköy' den yana kullandık.Nereye oturacaĞımıza karar vermeye çalışırken The Hause cafe2 nin yanında bir teras dikkatimiz çekti,hadi deniyelim dedik.Sokak içinde girişi bulduk.Birinci kat The Hause cafe,üst katı da ''Banyan'' mış.Harika bir manzara,dekorda pek ahım şahım bişi yok..Şef girişte karşıladı rezervasyonunuz varmı diye,''yok'' dedik,biraz burun kıvırdı mıvırdı ,hemen hemen tüm masalar dolu olmasına ragmen bizi bir masaya oturttu(Suratımızda enayilik gördügünden sanırım).Sonra garson geldi başımıza siparişlerimizi almaya...Bizde menüden bişiler seçmeye çalıştık.Asya mutfagı,garip garip isimler,bana en tanıdık gelen karidesli salata,''Elena'' Şusshi Kalifornia,diger arkadaşımızda türkçesi ızgara karides olan(ÇİNCEMİ JAPONCAMI GARİP İSİMLİ) yemek siperişlerimizi verdik.Şusshi sevmediğimden ''Elena''nın yorumu ile güzelmiş...
Izgara karides ise 2 karidesi solucan şeklinde 5 parça haline getirip kürdan gibi çöp şişe geçirip,minyatür bir mangal üstünde sundular,tam tamına 5 tane çöp, toplamı 10 gr karides etmez:)yanında da cola kapağı büyüklüğünde bir kase içinde soya sos'la...
Benim salata ise 4 tane ızgara karides le süslenmiş yeşillik ti..Karnım çok aç olduĞundan salataya daldım ve 4 karidesi anında mideye indirdim nasıl olsa otların altında devamı vardır diye...Çatalı her daldırdığımda bir koca domates yada koca bir hıyar geldi,domates ve hıyarlar arasında karides bulma hayalim yerle bir olunca ot ayırmaya başladım yemek için.bir domatesi saga çektim iki ot yakaladım,bir domatesi sola çektim iki ot daha yakaladım,bir saga bir sola bir öne bir arkaya domates hıyar devirerek 12 ot yakaladım.büyük azim ve sabırla salatanın sonuna geldigimde bir baktım ki tabak agzına kadar domates dolu,temel atar gibi alt yapıyı domatesle beslemişler.26 tl ye domates salatası yemek kanıma dokunda hemen şef garsonu çagırdım,dedimki
''ben karides salatası istemiştim,ancak önümde gördügünüz tabağın içinde birbuçuk kilo dogranmış domates var!!''...
şef=aman hanfendi çok çok özür dileriz hemen değişelim
ben=yok tşk ederim istemem
şef=lütfen hanfendi arzu ettiğiniz ne varsa ikram etmek istiyoruz
(tavrımı koymuşum,ezme moduna girmişim, karizmayı çizdirirmiyim?)
ben=tşk ederim! zevkli bir akşam yemeği zevkimi kaçırdınız!Ancak bu tepkimi sizin ''en iyi asya mutfağı''ödüllü olmanıza,ambiyans'ınıza,isminize yakışmayan bir servisinizi dostça bir uyarı olarak kabul buyrun dedim:PP
Adam hemen garsonu çagırıp hafiften fırça show yaptı(bizde yedik(!)) ve ''hanfendi ve masası ile ilgilenin,ne arzu ediyorlarsa ikram edin dedi ardından binbir özürle yanımızdan ayrıldı.
Gelelim garsonlara;adamlar otomatiĞe baĞlanmış bir halde yürüyorlar sanki hepsi ''robotex'',yanından geçerken sesleniyorsun hiç tepki etki göstermeden geçiyor,el kol sallıyorsun yine yok,yakasından yakalayıp ulan baksana diyince boş gözlerle bakıp ''hemen geliyorum'' diyip gidiyor,10 dk sonra geliyor,siparişi alıyor ,gidiyor...10 dk sonra siparişi getiriyor.Şimdi 10 dk ara ile geçtiğine göre,servis aralarıda 10 dk sürdügüne göre bir sipariş kaç dk da gelir?:)))
Şiddetle tavsiye edeceğim bir mekan:))))
Git,gör yaşa,dellen,kafayı sıyır,ana avrat giriş, bir kaç garsonu,işletmeciyi,şef,i,müdür,ü döverek günün tüm stresini at:)))

Yaşasın BANYAN:))))

23 Haziran 2009 Salı

MİDPOİNT

Pazar günü,ailece yemek için Midpoint'i seçmemizin nedeni harika terasının etkisi büyük.Yeni mekanları Beyoglu'nda eski biraci nın yeri...Dekorasyonu çok şık olmuş,zaten yemekleri güzel,servis derseniz ehh işte...Pasta geldi sadece çatalı attılar önümüze yanına bıçak bile getirmediler,''al zıkkımlan da git'' der gibiydi.Genelde edepsizlik ederim amao gün kavga modunda degildim:)
O gün ben makarna ''Fettuccine chicken al pesto''yedim tavsiye üstüne,oldukça güzeldi.(nassı bişi diye merak ediyorsan google'a yazıyon,sana cvp veriyo:P)
masada diyette olan arkadaşlarımızdan biri''sebze buketi'' bir digeride ''ızgara sebze'' yedi.Allahım tüm otları sebzeleri ızgara ya atıp getirmişler ne yağı ne tuzu ne tadı vardı,inek olsam sütten kesilirdimm:)) ama fiyatı yerindeydi.Resim yerine link koyacagım mekanı kendi web sayfalarından izlemenizi istedim

http://www.midpoint.com.tr

Binbir gece masallarından fırlamış oryantal atmosferiyle şehrin en farklı mekânlarından olan Al Jamal,da Orta dogu lezzetleri var.Otantik dekorasyon,dogu ritimleri ile bezeli Fransızca,İngilizce ve Arapça ezgiler...Muhteşem mezelerle donatılmış masanızda yemeginizi yiyip,içkinizi yudumlarken birden bire salona giren dansözlerin inanılmaz showları büyülüyor.Bir anda kendinizi arap prens yada prensesi gibi hissediyorsunuz:)) Özellikle arap,lar bayılıyor.Hafta sonları full çekiyor,işemeye bile zor gidersiniz.''canım çekti şöle bir All Jamal'a uzuyayım'' derseniz yanınızda minder kilim götürün,kapı önünde yeşillerin üstüne atar müzik dinlersiniz sadece:)))Hafta içi de boş oldugu sanılmasın.Kısacası rezarvasyon şart en bir hafta öncesinden.Fixs menü uygulamaları var,165 tl yerli içki dahil.Yok ben JACK DANİELS,JOHNNY WALKER BLUE LABEL, Dom Perignon Vintage filan canınız çekerse şöyle ektra dan üç bej milyarcık fazla hesap ödersiniz:)
,

07 Ocak 2009 Çarşamba

AMERİKALI:))

AMERİKALI yatırım uzmanı Dr.Marc Faber bu ayki köşe yazısını şu şekilde bitirmiş:

"Federal hükümet bize 800 $ değerinde bir geri ödeme yapıyor. Eğer Bunu Wal-Mart’ta harcarsak para Çin’e gidecek. Benzin alırsak Araplara. Bir bilgisayar alırsak Hindistan’a. Sebze ve meyve alırsak Meksika, Honduras ve Guatemala’ya gidecek. Düzgün bir araba alırsak Almanya’ya. Gereksiz çerçöpe yatırsak Tayvan’a gidecek ve bunların hiçbiri Amerikan ekonomisine fayda sağlamayacak. Parayı ülkemizde tutmanın tek yolu, hayat kadınlarına ve biraya harcamak. Çünkü artık ABD’de üretilen tek şey bunlar. Ben üzerime düşeni yapıyorum."

16 Aralık 2008 Salı

SÖZ

Yirmi yaşına kadar Hayatı öğrenmeyenin,
Otuz yaşına kadar evlenmeyenin,
Kırk yaşına kadar köşeyi dönmeyenin,
Elli yaşına kadar ölmeyeninİşi çok zor!

15 Aralık 2008 Pazartesi

YAŞLI ADAM VE SEVGİLİSİ

(gercek olay)
> >
> > Yaslica bir adam ve yaninda sahaser guzel bir
> > kadinla bir mucevher
> > dukanina girerler.
> > Yasli adam saticiya guzel bir yuzuk satin almak
> > istedigini soyler.
> > Satici vitrinden guzel bir yuzuk cikarip
> > gosterir..
> > Satici bu yuzugun 4000 $ ettigini soyler.
> > Yasli adam ve genc kadin yuzuge bakarlar ve
> > yasli adam saticiya;
> > -'Lutfen bana en iyi yuzugunuzu
> > gosterin' der
> > Satici icerden kasasindan bol pirlantali sahane
> > bir yuzuk getirir ve der ki;
> > -'Bu dukanimdaki en iyi yuzugum.. ve fiyati
> > 50 000 $ dir' der
> >
> > Genc kadin heyecanla parmagina takar.
> > Yasli adam cebinden cek defterini cikarir ve 50
> > 000 $ yazar, ve izah eder
> > -'Bugun; cumartesi ve ogleden sonra.
> > Bankalarin kapali oldugunu
> > biliyorum. Emin olmak istediginden eminim.
> > Ceki sana birakiyorum, Pazartesi sabahi
> > bankama telefon edip cekin
> > karsiligini aldiktan sonra,
> > cekin ustunde yazili olan telefonumdan beni
> > ara, biz de gelip yuzugu aliriz.
> >
> > Pazartesi sabahi mucevherci yasli adami arar
> > -'Sen benimle alay mi ediyorsun? Hesabinda
> > hic paran yokmus!!'
> >
> > Yasli adam
> > -'Sen yuzugu dukkaninda sakla ve ceki
> > yirtabilirsin..
> > Sayende sahane bir hafta sonu gecirdim..

09 Aralık 2008 Salı

MUTLU BAYRAMLAR

Image Hosted by ImageShack.us

Image Hosted by ImageShack.us

Gelecek bayramlarda görüşmek üzere nice nice SEVGİ,HUZUR DOLU BAYRAMLAR:)

2008'in en iyi buluşları


Polaroid ZINK- Taşınabilir mini yazıcı

Ugobe Pleo- Gören, duyan ve öğrenen robot oyuncak

Microsoft PhotoSynth- çektiğiniz fotoğrafları video oyunlarındaki gibi üç boyutlu hale getiren ücretsiz yazılım.

04 Aralık 2008 Perşembe

GÜZİN ABİİ:)))

GÜZİN ABLA ERKEK OLSAYDI.......

Soru: Kocam kizkardesim ve benimle ayni anda sevişmek istedigini soyluyor...

Cevap: Kocanin sana bagli oldugu cok acik. Seni daha fazla Hissetmek istiyor ve sana en yakin seye, kardesine yöneliyor.Bu sorun cikarmaktan cokbutun aileyi birbirine yakinlastiracaktir. Neden birkac kuzeni de almiyorsunuz? Eger hala endiseliysen o zaman birak akrabalarinla ne yaparsa yapsin, bu arada ona guzel bir yemek yap ve bu konudan bahsetme.

Soru: Kocam sevistikten sonra hemen uykuya daliyor,konusacak Zamanimiz olmuyor...

Cevap: Seks erkek icin guc bir gorevdir. Arkasindan dinlenmesi Gerekir. Aslinda, seni ne kadar cok seviyorsa sevismesi o kadar yorucudur ve o kadar cok da dinlenmesi gerekir. Ona baski yapmayi birak. Ona guzel bir Yemek yap ve bu konudan bahsetme.

Soru: Kocamin sevismesi 30 saniye suruyor...

Cevap: Kocan seni cok seviyor. Onu o kadar cildirtiyorsun ki Kendini kontrol edemiyor. Aslinda, ne kadar kisa surerse seni o kadar cok seviyor demektir. Bu sevgisine karsilik ona guzel bir yemek yap ve bu konudan Bahsetme.

Soru: Kocam on sevismeyle ilgilenmiyor...

Cevap: On sevisme bir erkek icin cok aci vericidir. Bunun anlami, Kocani gerektigi kadar sevmiyorsun, seni havaya sokabilmek icin cok calismali demektir. Ona guzel bir yemek yap ve bu konudan bahsetmeyerek ne yapilacagini kocana birak.

Soru: Kocam hicbir zaman beni orgazma ulastiramadi.
Cevap: Kadinlarin orgazmi bir efsanedir. Bu, militan erkek dusmani feministlerce alevlendirilmek istenmektedir ve aile kurumuna karsi buyuk bir tehlikedir. Ona bu konudan bahsetme ve ona olan sevgini guzel bir Yemek yaparak göster!

Soru: Kocam geceleri erkek arkadaslariyla cok sik disari cikiyor...

Cevap: Bu cok dogal bir davranis ve desteklenmesi gerekir. Erkek Avcidir ve gucunu diger erkeklere kanitlamak ister. Ayrica,erkek arkadaslarla Gece disari cikmak eglenceli olmaktan cok stresli bir istir ve eve sana dönuyor olmak onun icin rahatliktir. Sadece evine döndugunde onun ne kadar duygulu ve mutlu oldugunu hatirla. Ona guzel bir yemek yap ve bu Konudan bahsetme.

Güzin Ağbiniz....

29 Kasım 2008 Cumartesi

PREZERVATİF

AIDS ile mücadele Dernekleri

halkı bilinçlendirmek adına bazı etkinlikler düzenlemiş ve
bu kapsamda bir önceki sene halka bedava

kondom

dağıtmışlardı.

Bu yıl da para ödüllü bir yarışma düzenlemişler.

Yarışmanın sorusu şu……

” Prezervatif’ i bilinen adlarının
dışında halkın anlayabileceği en
açık şekliyle nasıl ifade edebilirsiniz? ”

Ödül, Yozgat-Sorgun’ dan yazan

Cevat Uştu’ya
verildi.

Cevap:

*Kuşa-kabin…*

28 Kasım 2008 Cuma

ISSIZ ADAM

Bu gece Genç turkcell'i olarak yoĞun tavsiye üzerine ''ıssız adam ''filim'ine gittik.Tabii öncesinde bir menü alana bir menü bedava fırsatını degerlendirdik.
Eve yakın diye osmanbey Movieplex e tercih ettik.Bu arada sinamanın koltukları değişmiş,çok rahat ve geniş..koltukların kumaşından duvarlarda kaplanmış çok şık bir atmosfer oluşmuş,özellikle kırmızı rengin albenisi ile...

Seks'in mokunu çıkaran,sınırları kaldırmış bir adam var ilk yarıda...
ikinci yarı ya başlamadan kısa bir çiş,patlamış mısır,(eskiden siğara vardı)cola molası var.Yine genç turkcell'li olarak biletimizle %40 indirimli mısır ve cola'larımızı alıp yerimize geçtik(çişimizi filim başlamadan önce yapmıştık)

İkinci yarıda ise,kaldırdığı sınırlar içinde bogulan,kirlenen adam'a sex le sevişmenin arasındaki farkı yaşatan bir kadın...Aşk'ı tadan zevk alan adam ani kararla ''leynnn binbir çiçekten bal alıp gurup murup yapmak varken tek karı ile ile hayat geçermi?'' diyip hatun a yol veriyor.Sonra yani yıllar sonra karşılaştıklarında düşünce gücü ile konuşmayı deniyorlar ama bu konuda eğitimsiz olduklarından düşünceler ile kelimeler arasındaki farklılıktan son kez aglıyarak veda ediyorlar.


Filim hakkında yorumumum:

Aslında her iki cins içinde kirlenmiş,aşk'ı sex zanneden kirli ruhlar var.Cezmi Ersöz' den yıllarca önce okudugum bir alıntı ile nokta koyayım.

ne kadar ateşli,ne kadar tutkulu,
ne kadar uçuk sevişirsen seviş,
sevgisiz sevişmelerin ardından yapışır yüreğine
o yanlızlığın hüznü.

23 Kasım 2008 Pazar

5.kat




Benim sevdiğim mekanlar dan biridir 5.kat..Ambiyans'ı,manzarası,yazın terası çok keyiflidir.Yemekleride güzel fiyatları geçirmedir:)tavsiye ederim yinede:)

YABANORKİDE'DEN DİYOLOĞLAR

Kıl müşteri=bu telefon kaç para
Burhan=500 ytl
Kıl müşteri=en son kaça olur
Burhan=kredi kartımı peşinmi?
Kıl müşteri=peşin
Burhan=500
Kıl müşteri=tşk ederim ben yeni aldım da kazıklanıp kazıklanmadığımı ögrenmek istemiştim
Feray=tut burhan şunu!5 dk zevk için sen tokatla bende saçlarından 3 tur çevireyim
************
Hülya=ya çok kilo aldım
Feray=nerden anladın
Hülya=tartı dan
Feray=o dediğin kantar çık üstüne seni tartar
Hülya=Feray abla az sonra hatırlat esprini güleyim
**************
Feray=ya bizim köpük ü çiftleştireceğiz
Mehmet=kimi?benle çiftleştirin
Feray=çok isterdik ama kedimiz bir öküzle çiftleşemiyecek kadar zarif

22 Kasım 2008 Cumartesi

YABANİ'DEN İNCİLER:)

Yogun istek,iteleme kakalama,dürtme,tahrik,sonucu yazmaya karar verdim daha dogrusu verdirdiler:)uzun bir aradan sonra(sanki daha önce 397464 yazım varda)...
Güne hela, çay sigara faslından önce benim yazılarımla başlıyanlar var.Efsane geri döndü:)))
2 sehpa var birinde laptop m(lolipop gibi ne şirin söylenişi var)digerinde ise yazarken zırt pırt kalkmıyayım diye,sigaram,düdüklü purom,ülker metro,coco(bayılıyorum içindeki hindistan cevizine)Eti browni,suyum,telefonlarım(3tane)üzüm, suyu kaçmasın diye kaşıkla koparılmış ayvam(yengem işaret parmağı ile kırıyor vala)2 tane oje var.(yazı bitiminde sürecem)

MTV ödülünü Emre Aydın kazandı diye yazdım vay senmisin yazan?yok mtv 9 dalda ödül veriyormuş o 9'u da ota moka degil hakkedene veriyorarmış,Emre' de şarkıcI'mıymış,aldığı ödülde çakma'ymış aldığı ödülde gazoz kapagıymş:)
Aslında Ayşe Hatun Önal'I,Gizem Özdilli' yi yollasaydık Şakira nah ödül alırDI.Hocamda bu kadar laf etmezdi:=P

Benim tek izlediğim tv programıve dizisi cuma günleri yayınlanan ''ASİ'' ,bu yüzden cuma harici yaparım tüm programları.Dün akşam diziyi izlerken reklam arasında uyuya kalmışım.Uyanır uyanmAz hemen bütün eş dostu aradım izliyen varsa anlatsın diye,''sabahın 5'inde aranırmı öküz!!!'' diyerek küfüre benzeyen laflar edip suratıma kapattılar telefonu.Ruhsuz şeyler,Allah'larından bulsunlarr!


Bizim Şahika azma dönemine giriyor zaman zaman...O sesi soluğu çıkmayan kız bir miyavlıyorki sokaktaki bütün kediler bizim camın altında koro halinde cevap veriyor.Tabii onca kedinin aynı anda cırtlamsı ile sokak sakinleri 3.dünya savaşı çıktı sanıp camlara koşuyor.Bütün kediler bizim camın altında olunca ben hemen Şahika'nın agzını bantlıyor cama çıkıp konu komşu ile pişt! hişt! ''gözü körolasıca kediler'' diye patates soğan atıyorumki millet uyanmasın bizim evdeki azgın karının bunlara sebep olduğunu.
Bu azgın Şahika,oynaşmanın zıçmak olduğunu sanıyor.3 dk ara ile kumun içinde...sayı saymayı bilse başka şey yapıyor diyecem ama...

20 Kasım 2008 Perşembe

HARDAL YEDİRMEK

Hikâyeye göre, bir Alman, bir İtalyan, bir Fransız ve bir İngiliz aralarında köpeğe hardal yedirmek konusunda iddiaya tutuşurlar.
Alman önceliği alır, hardalı topak yapar ve köpeğin ensesinden tutarak zorla ağzına tıkar... Hayvanın ağzı yandığı için hardalı yemez ve çıkarır...
İtalyan hemen atılır, öyle olmaz der ve hardalı makarna şeklinde ufak parçalar halinde bölerek, köpeğe yedirmeğe çalışırsa da, hayvanın ağzı gene yandığından o da başaramaz...
Fransız da, konuya kendi açısından yaklaşarak, hardalı önce sulandırıp, sos olarak köpeğe yedirmek için uğraşırsa da, bu uygulama ile de bir sonuç alamaz...
Sıra İngiliz'e geldiğinde, İngiliz, önce köpeği okşayarak yanına çeker, sırtını sıvazlar, sonra, hardalı topak yaparak hayvanın poposuna yapıştırır. Köpek ardı yandıkça başlar hardalı yalamaya, kısaca, canı yandıkça yalar, yandıkça yalar ve sonuçta yalaya yalaya hardalı bitirir.
Akıllı ülkeler, hedef ülkeleri, istedikleri çizgide tutabilmek için, onlara hardalı öyle yedirirler ki, o ülkeler, neyi yediklerinin farkına vardıklarında iş çoktan geçmiş olur.

18 Kasım 2008 Salı

GEREKSİZ HABER:)


İngiltere’de dünyanın en iğrenç yarışması unvanına rahatlıkla sahip olabilecek bir yarışma gerçekleşti. Yarışmaya katılanlar, boğaların testislerini ağızlarına alıp 50 metre o şekilde yürüyebilmek için birbirleriyle kıyasıya yarıştı. Evet yanlış duymadınız, boğa testisleri…

Şu ingilizlerin şeyleri şeylerine denk.Fazla rahatlıktan sıkılınca boğa'ların şeylerine sarmışlar:)

13 Kasım 2008 Perşembe

YORUMSUZ..


Biri fare beyninin nöron yapısını ortaya koyan sadece birkaç mikrometre boyutlarındaki kare...

Diğeri ise evrenin milyarlarca ışık yılı büyüklüğündeki alanını gösteren kare...

Peki ya ortak yönleri?

İkisi de aynı!

Brandeis Üniversitesi doktora öğrencisi Mark Miller, beyindeki nöronların birbirleriyle nasıl iletişim kurduklarını araştırırken, farelerin beyinlerindeki iletişimi ortaya koydu.

Öte yandan uluslararası bir astrofizikçi grup da, bilgisayar simülasyonu yardımıyla kainatın büyüklüğünü ve evrimini inceliyordu.

Bu simalasyonun görüntüsüyle fare beyninin görüntüsü arasındaki benzerlik görenleri şaşırttı...

02 Kasım 2008 Pazar

Doğalgaza Geçmek İsteyen Enayimi?

Enerji Bakanı Güler, Türkiye'nin, elektrik ve doğalgazı en ucuz kullanan ülkelerden biri olduğunu söyledi.
Güler, ''Eğer pahalıysa millet niye doğalgaza geçmek istiyor, millet doğalgaza geçmek için birbirini yiyor? Siz bile 'bizim vilayete de getirin' diyorsunuz'' diye konuştu.
*********************************************************************************
Senin agzını yerim be bakan!Bugüne kadar kadar nereledeydin sen:))
Aslında osuruktan dogalgaz üretsek ne güzel olurdu dimi bakanım?:))

BAKALIM BUGÜN KİMLER GELMİŞ:=)))


Zirve100 Zirve100 Site istatistikleri
Zirve100

www.milliyet.com.tr

YAŞAM DERSİ

Hiçbir şey için benimdir deme
Sadece De ki ; Yanımdadır. Çünkü ne altın, Ne toprak Ne sevgili, Ne hayat, Ne ölüm, Ne huzur, Ne de keder Daima seninle kalmaz...
H. Lawrence
**************************************************
BİR İNSANIN YAŞAYIP YAŞAMADIĞINI ANLAMAK İSTERSEN, NABZINA DEĞİL ONURUNA BAK, DURUYORSA YAŞIYORDUR.
**************************************************
Kalbini dünün üzüntüleri, yarının endişeleri ile doldurursan, şükredeceğin bugünün olmaz.
*************************************************

Şimdi Kayıt Ol:

GELİŞİM HABERLERİ

Loading...

BLOG'UMUMUN İÇERİGİ HAKKINDA TAVSİYELERİNİZ VARMI?:)

SEVEREK İZLEDİĞİM FİLİMLER

  • BAKIŞ AÇISI(bır suikastın farklı açılarla anlatımı,bayıldım!)
  • SU DÜNYASI-Waterworld-Kevin Costner(böyle bir gelecek ihtimalı çok etkilemişti beni)
  • İnsanlar Yaşadıkça (1953) -From Here to Eternity (çok eski ama harika bir filim)SAVAŞ
  • Esaretin Bedeli-Shawshank Redemption (izlemekten bıkmadığım tek filim)
  • Kapıdaki Düşman-Enemy at the Gates (zevkle izlediğim filimlerden biri)SAVAŞ
  • Ölüm Kadına Yakışır-Death Becomes Her(Bruce Willis,Goldie Hawn,Meryl Streep)KOMEDİ
  • Eternity and day- Eleni Karaindrou(filmin müziği harikadır)

KİŞİSEL GELİŞİM KİTAPLARI

  • Tibet'in Gençlik Pınarı 2. Kitap
  • Tibet'in Gençlik Pınarı 1. Kitap
  • Ruhsal Şifa -Dora Kunz
  • Geçmiş Yaşamlar Ölümsüz Ustalar- Dr. Briane L. Weiss
  • Işığa Bir Adım Kala- Dr. Melvin Morse
  • Yaratıcı İmgeleme -Shakti Gawain
  • Enerjilerle Pratik Şifa -Donna Eden
  • Olgunluk- Osho
  • Farkındalık- Osho
  • Yakınlık- Osho
  • Yaratıcılık -Osho
  • Aura ve Çakra Kullanma Kılavuzu - Karla Mc Laren
  • Müthiş Sır- Mike Hernacki
  • Çocuğunuzla Birlikte Büyüyün - D.Corkille Briggs
  • Başarı Korkusu- Martha Friedman
  • Sevgi Korkudan Özgürleşmektir - Gerald Jampolsky
  • Çekim yasası -Nil Gün
  • Geçmişin Gölgeleri - Nil Gün
  • Örselenmiş Cinsellik - Aline P.Zoldbrod
  • Ruhsal Büyüme - Sanaya Roman
  • Gelişen Ruhlar İyileşen Yaralar - Lise Bourbeau
  • Doğru Sorular - Debbie Ford
  • Gölgenin Sırrı - Debbie Ford
  • Pozitif Gücün Büyüsü - Louise Hay
  • Düşünce Gücüyle Tedavi - Louise Hay
  • Yol Ve Erdemin Kitabı - Lao Tzu
  • Tüm Yönleriyle Reiki- W.Lübeck, F. A.Petter
  • Reiki Esasları- Diane Stein
  • . Işığın Doğuşu- Barbara A. Brennan
  • Işığın Elleri -Barbara A. Brennan

Video Çubuğu

Loading...