Son Geyikler:

DİGER BLOGLARIM

http://marandafer.wordpress.com/ http://marandafer2.wordpress.com/

30 Haziran 2008 Pazartesi

ZEYNO,NUN DAVETİ:)))))


Bizim evin tadilatı ile ilgili yazı yazmıştım daha önce bir haftalık işin nasıl birbuçuk ay sürdügünü,bir ayda da yerleşme ev güzel oldu ama ben yorgunluktan bittim.Hafta yedi gün gezen kadın bu kadar iş yapınca dogaldır,nazik popom fazla yer yüzü göremedi:)bu kadar yorgunluğu bir tek hamam giderir diye düşündüm ama yakında bir hamam olmadıgı için (daha önceki yazılarım da Kasımpaşa hamam faslı var)hep ertelendi bende vız vız içimden söylenip durdum...Sanırım fazla vızıldandım,bi baktım bizim zeyno ''feroş yarın kimse söz verme sana süprizim var'' dedi
Bende süprizlere bayıldığım için hiç itiraz etmeden''peki tamam'' dedim...

Ertesi gün beni KAnYON alışveriş merkezinde spor merkezine götürdü...önce soyunma odalarımıza gidip dolaplara eşyalarımızı koyduk,mayolarımızı giydik, çıktık teras a bir güzel güneşlendik,sonra havuzda yüzdük,sonra türk hamamına geçtik:)))(dört ayak üstüne düşmek diye buna denir)bizim için çeşit çeşit şampuanlar koymuşlar:P...kurna başında bir yıkandık bi yıkandık ama kesemi evde unutmuşum:P...

sonraaaaaaaaaaaaa SPA merkezine geçtik(SPA nedir diye düşünmeyin sorun googleye anlatsın size ben ugraşamam daha yazım uzun)hemen mumlar,kokulu tütsüler eşliginde aromatik,arındırıcı,ferahlatıcı yağlar eşliginde bir saat masaj yapıldı(kıskanma iç çekme kardeşim bul sende bir zeyno sende yaşa)..ben diger boyuta geçtiğimden(cennet e yada ona benzer bir yer) eski gerçek boyuta çevirmek için çok ugraştılar...kendime gelim diye özel kokulu bitki ve esanslarla donatılmış minik havuza aldılar,ne kadar kaldıgımı hatırlamıyorum ama beni havuzdan çıkarmak için güvenligi, kat görevlilerini filan çagırdılar:PP..

ordan çıktıktan sonra dinlenme odasına geçip tv karşısındaki yataklara uzandık beş on dk...sonraaa duşlara geçtik sonraa giyindik sonraa makyaj bölümüne geçip saçlarımızı kurutup şekil verdik,bizim için konmuş kremleri oramıza buramıza sürdük,saç spreylerini kafamıza sıktık,deodorantlarımızı süründükten sonra şık bir cafeye geçip akşam yemegimizi şarap eşliginde yedik.

Ya ben tek hamam isterken ALLAHIM yanında bide bol bol bonus verdi:=))dört ayak üstüne düşmek bumu oluyor?...

BÖYLEDE YATILMAZKİ:=)))))))






Uzanıp yatıvermiş sereserpe
tüyleri yan yatmış hafiften
Kolunu kaldırmış kolluğu görünüyor
Bir eliyle de göğsünü tutmuş
İçinde kötülük yok biliyorum
Yok, benim de yok ama
Olmaz ki
Böyle de yatılmaz ki (ORHAN VELİ)


Resmen tahrik var kardeşim,öpmeye,mıncıklanmaya taciz etmeye müsait bir yatış:)))))

28 Haziran 2008 Cumartesi

TEMEL VE AT YARIŞI:))))))))))))))

Temel at yarisi oynamaktadir..
Temel bir arkadaşından çok iyi tüyo veren bir adamın adını öğrenir.
Hemen koşar:
- Bugün yapılacak yarışta hangilerine oynamalıyım? der.
Adam şöyle bir bakar:
- Sen kaç yaşındasın? diye sorar.
28 der Temel. Adam da;
' Tamam, git 2 ve 8' e oyna.'
gerçekten adamın verdiği tüyo yarışlar sonunda tutmuştur.
Temel ikinci hafta yine gider. Yine soru aynıdır. Adam:
'Sen kaç kilosun? ' der.
Temel ' 76 kiloyum.' deyince;
' Bu hafta da git 7 ve 6' ya oyna.' der.
Bu yarışınn sonuçlarını da adam doğru tahmin etmiştir. Arkadaşları da
şaşkınlık içinde izlemektedirler.
Bu kez Temel neyi var neyi yok satar. Parasını cebine koyar, yine aynı
adamın yolunu tutar.
Adam bu kez başka bir soru sorar (onu siz tahmin edin)
Temel şaşkınlık içinde ' 25 cm. ' deyince adam da 'Bu sefer de 2 ve
5'e oynayacaksın' der.
Arkadaşları yarışınn sonuçlarını çok merak etmektedirler.
Ertesi gün hemen Temel' in yanına koşarlar, Temel'in morali çok bozuktur.
Hemen sorarlar ne oldu diye.
Temel' in verdiği yanıt ise şudur:
' Gururumun kurbanı oldum. 1 ve 3 kazandı.'

27 Haziran 2008 Cuma

KARAKÖY-KADIKÖY VAPURU





Vapur gezisinin yazın keyfine doyum olmaz.gerçi gezi degil iş amaçlı bu aralar sık sık bindiğim için deniz tur u yerinede geçiyor.Havaların sıcaklıgı yüzünden erken geçmeyi tercih ediyorum genelde..Sabah KARAKÖY deki Sabo börekçisinden sımsıcak böreğimi alıp yan banklara kuruluyorum,yanına gemide satılan taze portakal sularından da bir tane (hemde heryerden ucuz)çekiyorum,püfür püfür esinti harika manzara eşliğinde kahvaltımı yapıyrum.
İşin içinde yemek olunca herşeyden heryerden keyif alıyorum ben yaa:)))

Birde KARAKÖY rıhtımına yanaşan Transatlantik,ler var her seferinde salyalarım akarak hayal ettiğim...günün birinde mutlaka onlardan biri ile bir aylık dünya turuna çıkacağımı biliyorum daha dogrusu...inşallah çok kısa süre sonra gezi resimlerimi burda sizlere sergilerim;-)

26 Haziran 2008 Perşembe

TEBRİKLER MİLLİ TAKIMA..

Az önce ALMANYA -TÜRKİYE maçı bitti,herkes gibi hem gurur hemde burukluk hissediyorum.
Amam yinede onlarla gurur duyuyorum.uzatma süresi 5 dk olsaydı yine bir gol atardık ya neyse,şey edilmiş şeyin davası olmazmış(siz anladınız onu:P )
Maç bitti yorumları izlemektense bilgisarımla oynamayı tercih ettim bu arada tv den ''olay olay olay,BANU ALKAN nın memesi gözüktü!'' lafıı:=))sanki ilk kez göründü:))ne olçek benim bu memleketimin halii?bu kadar sıkıntı içinde bir sevindirik olup sokaklara akacaktık sürtük kader onada izin vermedi:))

25 Haziran 2008 Çarşamba

SEVİŞME SİGORTASI:))))))))

Orta yasli bir çift,doktora gitmisler.Doktora demisler.
'Sevisirken bizi izler misiniz?'
Doktor saskin saskin bakmis. Demek bir sorunlari var.
Tip adami olarak yardim etmek zorunda.
'Peki' demis. Çift yataga uzanmis.
Doktor izlemis ve teshisi bildirmis:
'Ikiniz de gayet sagliklisiniz.Sevismeniz fevkalade..
Merak edecek birsey yok.Viziteniz 100 milyon.Bu da faturaniz.'
Ertesi hafta çift yine gelmis doktora sevisirken bizi izle diye.
Gene izlemis doktor. Gene sorun yok. Gene vizite 100 milyon.
Her hafta çift randevu aliyor,geliyor,sevisiyor.
Parayi ödüyor,çikip gidiyor.
Bir türlü bir sey bulamayan doktor sonunda dayanamamis.
''Bana biraz yardimci olun. Sıkıntınız ne söyleyin?'
Adam cevap vermis:
''Herhangi bir sıkıntımız yok.Birsey bulmanizi da istemiyoruz.
Bu kadin evli. Onun evine gidemiyoruz. Ben de evliyim.
Benim evime de gidemiyoruz.
Hilton geceye 178 dolar istiyor.
Sheraton 182 dolar.
Buraya ise sadece 100 milyon ödüyoruz.
Üstelik SAGLIK SIGORTAMIZ bu 100 milyonun 85 milyonunu bize
fatura karsiligi geri ödüyor.'

Msn de titreşim yerine MP3

Msn de titreşim yerine MP3


arkadaşlar msn de titreşim sesi yerine istediğiniz şarkıyı kaydedebilirsiniz..

bılgısayararınızdan sırasıyla su adımları uygulayın
1_DENETIM MASASI
2_SES EFEKTI VE SES AYARI
3_SES EFEKTI
4_PROGRAM OLAYLARI
5_MSN MESSENGER


YENI BIR ILETI GELDIGINDE YA DA KISI CEVRIMCI OLDUGUNDA SEVDIGINIZ SARKININ EN GÜZEL BÖLÜMÜNÜN CALSMASINI SAGLAYABILIRSINIZ YA DA TITRESIM GELDIGINDE

programin adi ower Mp3 Cutter

bu programi saniyeler icinde kurabilirsiniz daha sonra

1.programi acin ve sol üste yer alan load file tiklayarak istediginiz sarkiyi
acin

2.sarki calmaya basladiktan sonra hangi bölümü almak istediginize kara verin (mesela sarkinin en hareketli yerini keserek titresim sesi yapabilirsiniz)

3.daha sonra yesil dügmelerden yukari el isaretine tiklayarak sarkiyi kesme islemine baslayin....istediginiz kisma kadar devam ettikten sonra asagi el isaretine tiklayarak islemi bitirin

4.sagda yukarda bulunan dosya ac kismina tiklayin ve kestiginiz yerlerin saniyelerini yazin daha sonra okeye basarak kaydedin.

5.kayit formatini wav yapmayi unutmayin

6.simdi denetim masasi/ses e giderek kaydettiginiz sesi secin ve msn e ekleyin


http://www.cooolsoft.com/download/MP3Cutter.EXE

(ALINTI)

23 Haziran 2008 Pazartesi

KUVEYTLİ KADINLAR

Körfez Savaşından önceki yıllarda, gazeteci , kadınlarla erkeklerin toplumdaki yeri hakkında bir yazı dizisi hazırlamak üzere Kuveyte gitmiş.

Gözlemleri sırasında ilk dikkatini çeken, kadınların kocalarının beş adım gerisinden yürüdükleriymiş.
Yıllar sonra aynı gazeteci tekrar bir yazı dizisi için Kuveyte gittiğinde bu sefer bir de bakmış kadınlar önden gidiyor, kocaları beş adım arkalarından geliyor.

Bu işe çok şaşırmış, hemen bir kadına yaklaşıp sormuş:
- Bu gördüğüm inanılmaz bir gelişme! Peki ama bu değişikliğin sebebi nedir??

Kuveytli kadın cevap vermiş: - Mayınlar!...

20 Haziran 2008 Cuma

DELİLER:=))))))))))))

>
> Tımarhanenin birinde bir gün isyan çıkmış. Deliler salon gibi bir yerde
> toplanmış, sağı solu dağıtıyorlarmış.
> Doktorlar filan, hiç kimse yaklaşamıyormuş; deli ya!. Hastanenin baş
> hekimi '- Bir şey yapmak lazım' demiş ve odasına gidip
>
>
> kitapları karıştırmaya başlamış. Bir süre sonra odasından çıkmış ve diğ
> er doktorlara şöyle demiş.
>
>
> '- Şimdi doktorlardan biri soyunup koşa koşa delilerin yanına gidecek ve
> 'Ben canlı bombayım' diye bağıracak, literatüre göre başaracağız!..'
>
>
> Doktorlar kendi aralarında birini seçmişler ve çırılçıplak soymuşlar.
> Kapıyı açmışlar ve '- Hadi şimdi!..' demiş başhekim...
>
>
> Çıplak doktor başlamış koşmaya ve bağırmaya:
> '- Ben canlı bombayım, ben canlı bombayım patlayacağım...'
>
> Deliler bakmışlar doktora. Sonra yakalayıp pencereden aşağıya atmışlar.
>
>
> '- Eyvah!..' demiş başhekim... '- Literatüre göre yeniden denememiz
> lazım' deyip başka bir doktoru soymuşlar ve onu da yollamışlar
> delilerin arasına...
>
>
> O da çıplak bir vaziyette dalmış delilerin arasına:
>
>
> '- Ben canlı bombayım patlayacağım' demiş... Onu da atmışlar
> pencereden deliler...
>
>
> Başhekim bakmış ki olmuyor...
>
>
> '- Ben gidiyorum!..' demiş . O da soyunmuş diğerleri gibi dalmış
> odaya...
>
>
> Deliler bir bakmışlar!.. Sonra hepsi odalarına kaçışmışlar.
>
> Şaşırmış tabii ki doktorlar... Sonra araştırma yapmışlar onu neden
> pencereden atmadılar diye... Delilere sormuslar:
>
> Diğerlerini aşağıya attınız da onu neden atmadınız?'..
>
>
> Deliler hep birlikte cevap vermişler:
>
>
> Onun fitili kısaydı... Her an patlayabilirdi

19 Haziran 2008 Perşembe

DJ TİESTO

Dünyanın en iyi DJ lerinden biri sayılan Hollanda,lı TİESTO elektronik müzikte bir numara...Ruhum hep kıpır kıpır oldugundan genellikle de en sevdigim tarz olan
Elektronik
Dance-pop
Techno
Pop
latin dinlerim...zaman zaman dinlenmek için New Age,Blues,Modern Klasik müzik,ruh halimle bağlantılı olarak ilahi,arabesk,türk pop dinledigimde olur..aslında kulagıma hoş gelen her tür müzigi severim..

Dans etmek istiyenler için size DJ TİESTO link i veriyorum:=)


http://www.tiesto.com/

17 Haziran 2008 Salı

ROMANTİZM

Hani şu meşhur dörtlü vardır, ya...
Bir İngiliz, bir Fransız, bir Amerikalı, bir Türk.
İşte bu defa onların eşleri bir araya gelmiş.
Önce, İngiliz hatun başlamış anlatmaya.
-Benim eşim öyle romantiktir ki her sabah eline bir gül alır.O gülü tüm vücudumda gezdirerek beni uyandırır.
Amerikalı atlamış hemen,
-Aaaaa benim eşim de çok romantiktir. Sabah ayak ucumuzdaki pencereyi açar. Hafif rüzgar ayaklarımdan başlayıp tüm vücudumu gezerek beni uyandırır ve eşim mutlaka başucuma bir çiçek bırakmış olur.
Fransız gülümsemiş kendinden emin, - Bunlar ne ki.Benim eşim her sabah ayaklarımdan başlayıp tüm vücudumu ve en son da dudaklarımı öperek uyandırır beni her sabah. Ben her sabah, mutluluğun doruklarında uyanırım.
Sıra Türk hatununa gelince, o şaşkın şaşkın diğerlerine bakmış ve demiş ki,
-Ben öyle orospuluklardan anlamam. Çişim gelir, uyanırım...

15 Haziran 2008 Pazar

Erkek Olmanin Dayanilmaz Keyfi

* Kolundaki, bacagindaki tuyleri mutemadiyen aldirmak zorunda degilsin.
* Biyiklarin utanc degil, cogu zaman ovunc kaynagidir.
* Bes gunluk tatil icin ufak bir canta yeter.
* Her kavanozu tek basina acma kabiliyetine sahipsin.
* Makyaj tazeleme sorunun olmadigi icin zirt pirt tuvalete gitmezsin.
* Kilo aldiginda dostlarin sana aciyarak bakmaz.
* Topuklu ayakkabi gibi bir seyin ustunde hokkabazlik yapmak zorunda degilsin.
* Ayakkabilarinin topugu ve tirnagin asla kirilmaz, corabin kacmaz.
* Sacinin nasil gorundugu hic onemli degildir.
* Pisirecegin hayvani kendin avlayabilecek guctesindir.
* Dus yapman ve giyinmen en fazla on dakika surer.
* Gereksiz esyalarin bulundugu bir cantayi tasima aliskanligin yoktur.
* Ceketini alip cikarsin.
* Besli paket halindeki donlarin fiyati, tek bir sutyenin ki kadardir.
* 50 yasina da gelsen kimse evde kaldigini iddia edemez.
* Yuzundeki tum renkler orjinaldir. Ne silince, ne yagmurda cikmaz.
* Sohbet ettigin insanlar, bakislarini goguslerine dogru kaydirmaz.
* Evlenince soyadini degistirmek zorunda kalmazsin.
* Her zaman tek parca mayo giyersin.
* Karsi cinsle esit olduğunu kanitlamak icin adanmis omur suren hemcinslerin yoktur.
* Kahvehaneler, stadyumlar ve bilumum yerler sirf senin daha keyifli bir hayat surmen icin vardir.
* Sen hic 'Erkek Hastaliklari Uzmani' diye bir kavram duydun mu?

14 Haziran 2008 Cumartesi

KOMİK İTİRAFLAR:=)

Acı kaybımız
> 3 ay önce ailemize katılan, Necmi ismini verdiğimiz kaplumbağamız dün
> vefat etmiş. Aile arasında sade bir törenle evin arka bahçesine gömdük.
> Hayvancağız durduk yerde can verdiği için gidip Necmi'yi aldığımız
> dükkanın sahibine sebebinin ne olabileceğini sorduğumuzda ''Abi onlar
> kış uykusuna yatar'' cevabını almış bulunmaktayız, hepimizin başı
> sağolsun. Bu vicdan azabıyla ben de çok yaşamam herhalde.

> Beyin göçü
> Tikky olduğu her halinden belli olan kızımız Beşiktaş-Taksim
> midibüsünde ya nındaki arkadaşına dert yanmaktadır.. ''Şekerim dördüncü
> kez girdim ÖSS'ye, ama yine kazanamadım, gidicem sonunda Amerika'ya o
> olucak. Böyle böyle beyin göçü oluyor işteeaa!'' Sen git, masrafları ben karşılıyorum.
>
Düz mantık
> Eğer bir sokakta yürüyorsanız ve camında ''Bu ev kiralıktır'' yazılı
> bir evin yanından geçip birkaç adım sonra önüne geldiğiniz bir başka
> evin camında ''Bu da'' yazısını görürseniz bilin ki Trabzon'dasınız.

> İngilizce yazılısı
> Bir alkış da ingilizce sınavında 'Nice .........' şeklindeki boşluğu
> 'Nice mutlu yıllara!' şeklinde dolduran, dahi mi aptal mı olduğunu henüz anlayamadığımız öğrencime istiyorum.

> Ne zaman?
> Kardeşim karne almıştı. Fakat birçok zayıf notu vardı. Annem, babamla
> beni kenara çekip uyarıları sıralıyordu; 'Sakın çocuğun moralini
> bozmayın, sakın kötü bir şey söylemeyin.' Uyarılar özellikle babama
> yönelikti; 'Hele de sen, sakın çocuğun gururunu kırma.' Babam daha
> fazla dayanamadı ve sordu; 'Karne için ne zaman özür dileyeceğiz?'

> Lamba
> Dün gece evime giderken yolun tenhalığından olsa gerek kırmızı ışıkta
> geçtim. Ardından yurdum polisine alkışı hak ettiricek anons: 'Bacım o geçtiğin gece lambası değildi, çek sağa.'

> Hacim nedir?
> Öğretmen bir arkadaşımdan naklen:
5. Sınıfların Fen Bilgisi sınavının 2.
> sorusu: 'Hacim nedir? Bir örnek vererek açıklayınız.' Öğrencimizden gelen cevap: 'Hacdan gelenlere hacim denir. Örnek: Nasılsın hacim?'

Asabi Polis
> Hareketli bir Bağdat Caddesi akşamında, polis abilerimiz rutin olduğu
> üzere devriye gezmektedir. Işıklarda müşteri bekleyen taksiye
> yaklaşılır ve; ''Ticari, bekleme yapma, devam et.'' anonsu yapılır.
> Camdan eliyle '1 saniye' işareti yapan taksiciye, ikinci ve çok
> manidar anons gelir ardından; ''Ticari, benne pölümüye girme! Devam et dedik!''

13 Haziran 2008 Cuma

MUHTEŞEM HEDİYELERİMMM:=)










Biz Şahika yı girdigi şoktan çıkarmaya çalışırken,çok sevgili arkadaşım bana jest yapmak için iki tane yavru iran kedisi hediye etti..bir an evde üç kediyi düşünmek bile tüylerimi dikeltti ama yavruları görünce kendimden geçtim...on dk sonra kendime geldigimde ŞAHİKA yı düşünmeye başladım...
panik atak oldu,azgınlık dönemi başladı,agresif oldu,evin içine zıçtı diye ben tavır aldım diye tıslamayı keşfetti,bize yabancı gibi davranmaya oramızı buramızı çizmeye başladı,yani tam anlamıyla kafayı sıyırmış bu hatunun karşısına iki rakiple çıkma yüzünden ben tırsmaya başladım.korku ile yavruları hilal,n odasına kapadık...evin içinde dönen bir takım entrikalrın kokusunu alıp kapıda nöbet tutmaya başladı,evin içinde herkes tetikte...

ŞAHİKA yı sakinleştirmek için sevgi terapisi uygulmaya başladık ve bir hafta sonra kapalı kapıyı açıp ŞAHİKAyı içeri aldık...bizim kız freddy i görmüş gibi bir feryat bir tıslamalar..biz yavruların etrafında çember oluşturduk..salonda yavruları dolanırken Şahika nın koltuk arkasından tırsak ve saldırgan görüntüsünü aldık:=)

Sonuç olarak iki gün sonra yarı kanki oldular,tam kankilik de bir hafta sonra sanırım:=)

İŞTE SİZE ŞIMARIK,PRENSES VE ŞAHİKANIN RESİMLERİ:=)

12 Haziran 2008 Perşembe

BİZİM EVİN TADİLAT I:=)

Tam bir ay yirmi sekiz gün süren bir ev tadilatına kalkıştık,tabi benim hesabıma göre bir boya badana birde yerlerin degişmesi en fazla bir hafta sürer düşüncesi ile...
sevgili boyacımız bir gün çalıştı beş gün yok oldu,bir gün çalıştı üç gün yok oldu,evi yarıladı döşemeciler için ara verdi,evin yarısını diger bölüme taşıdık,
döşemeciler geldi,bir salon bir oda bir koridor yaptı gitti,
üç gün sonra boyacımız kendi yerine stepne boyacı yolladı,bir oda yaptı gitti,iki gün sonra başka bir stepne boyacı geldi,oda bir oda boyadı

''ay şükür olsun odalar bitti''

sonra evin yarısını diger bölüme taşıdık ve yine döşemecileri çagırdık...sonra yine boyacımızı çagırdık kapıların boyanması için,bir hafta sonra yine stepne başka bir boyacı geldi,adamcagız bir fırça sürüyor sigara molası veriyor bir fırça bir mola bir fırça bir mola bir fırça bir mola tabii saati dolunca kalan altı kapıyı boyamış gibi yapıp gitti...

tabii bu arada evde eşyalar bir ileri bir geri yer degiştirdiginden yatacak,oturacak,adım atacak yer olmadıgından biz ablam pansiyon a yerleştik,iyikide yerleştik,çamaşırlarımız yıkandı,ütülendi,yemeklerimiz önümüze kondu,misafir agırladık fena bagımlılık yaptı,hatta hep orda yaşamayı evide bizim boyacıya hediye etmeyi düşündük:=)

Neyse rotüşler için boya aldım ama ŞÜKÜRler olsun boya işi bitti diye sevindirik oldum..
Sıra evi düzenlemeye geldi...evin içinde adım atacak boş alan yok!yerleştirme işine hız vermek için 22 dev çöp torbaları yüzünden belediye ye ektra ücret ödedik:=P
Bu arada çöp e giden eşyalara bakınca bunca sene çöp evde oturmuş oldugumu fark ettim sonra kendime esef ettim:=)

Bu arada bizim Şahika bu yaşadıgı ortamın evrim degiştirmesinden dolayı şok a girdi,panika atak oldu...10 gece gündüz yogun bir temizlik ve yerleşme harekatından sonra salondaki çiçegin topragını tüm eve serip ''ben böyle evin içine ederim''deyip üç gün üst üste salonun ortasına zıçtı...

DÜNYANIN SON GÜNÜ

>>>>Amerika' da bir üniversitede bir hoca derse şöyle başlamış.
>>>>Düşünün ki bugün Dünyanın son günü. Yarın bu saatte her ey bitecek.
>>>>Kurtuluş şansınız yok. Bugün ne yapardınız?

>>>>Tüm öğrencilerden bir çok değişik cevap gelmiş:

>>>>İbadet eder Tanrıdan Günahlarımı affetmesini dilerdim, Tüm sevdiklerimle vedalaşırdım, Ailemle zamanımı geçirirdim,
Anneme veya Babama giderdim,
Arkadaşlarımla Yarım saat eski günlerdeki gibi basket oynardım,
Barbekü partisi yapardım,
Sevgilimle son ana kadar sevişirdim,
Tüm sevdiğim yemekleri son bir defa yerdim,
Yatar uyurdum.
Ormanda son defa dolaşırdım,
Güneşin doğuşunu ve batışını son defa seyrederdim.
Akşam Yıldızları seyrederdim.
En sevdiğim yemeği hazırlar tüm sevdiklerimi akşam yemeğe davet ederdim.
Piknik yapardım
hayatta en çok gitmek istediğim yere gider orda ölümü beklerdim,
Üzdüklerimi arar özür dilerdim beni affetmesini isterdim vb...........

Hoca bütün hepsini Tahtaya yazmış. Sonra gülerek çocuklar bunları yapmak için dünyanın son günü olması şart mı diye sormuş.


Bence çok güzel Hikâye...
Bugün Dünyanın son Günü
Siz ne yapardınız?

HADİİ BAKALIM BUGÜNÜ DÜNYANIN SON GÜNÜ İLAN EDİN:=))

6 Haziran 2008 Cuma

AT KESTANESİ

Atkestanesi Deyip Geçmeyin..!

'At kestanesi' kırışık giderici kremlerde ana etken madde, Kırışık giderici kreminizi kendiniz yapın. Atkestanesi cilt bakımında mucize gibi etkileriyle tam bir şifa kaynağı olarak görülüyor. Atkestanesi ile yapılan krem ve yağlar birçok cilt sorununa kesin çözüm getiriyor.
Evde at kestanesi yağı yapmak için, Yaz aylarında pembe ve beyaz çiçekleriyle yol kenarlarını süsleyen at kestanesi ağaçlarından, sonbaharda yollara iri iri taneler dökülür. Özellikle kadınların daha genç görünmek için ilgi gösterdiği kırışık giderici kremlerde ana etken madde olarak atkestanesi kullanılıyor.
Ciltteki genişlemiş gözenekleri kapatıyor, yüzdeki kırmızı görünen kılcal damarları yok ediyor. Bu özellikler atkestanesinin damar büzücü oluşundan kaynaklanıyor . Günümüzde birçok botox etkisi yapan krem, vücut bakım ürünü ve sıkıştırıcılarda atkestanesi bulunuyor.
Romatizmal ağrılar, kas ağrıları, saç dökülmesi, yüzdeki güneş lekeleri, damar ağrıları ve göğüslerin toparlanmasında son derece etkili olan atkestanesi, hemoroit tedavisinde kullanılır; bacaklardaki variste dolaşımı düzenler, ağrıları dindirir, gevşemiş boyun derisini sıkıştırır.
Evde at kestanesi yağı yapmak için sonbaharda olgunlaşan tohumlar kabuğundan çıkarılıp rendelenir. Bir kavanozun üçte biri at kestanesi ile doldurulur, geri kalanına saf sızma zeytinyağı konulur ve kızgın güneşte 45 gün bekletilir. Her akşam çalkalanır. Daha sonra süzülür, bir cam şişeye doldurulup serin yerde saklanır. İhtiyaç hissedilen her durumda şikayet edilen tüm vücut bölgelerinde bu yağ rahatlıkla kullanılabilir.
Göz çevresi kırışıkları, kılcal damar çatlamaları ve gevşemiş boyun derisinin düzeltilmesi için her akşam yatmadan birkaç damla yağ ile yüze ve boyuna masaj yapmak faydalıdır.
Vücuttaki deri çatlaklarına ve varislere aynı şekilde muntazam olarak kullanıldığı zaman şikayetler ortadan kalkacaktır.
At kestanesinden losyon hazırlamak için ise 4-5 tane atkestanesini rendeleyin. 2 tane atkestanesi yaprağı ile birlikte 2 su bardağı suyun içinde bir taşım kaynatın. 15-20 dakika demlendirin, soğuduktan sonra süzün. Hazırlanan losyon, ödem yapmış ayak ve bacaklarda, ağrıyan eklemlerde rahatlıkla kullanılabilir.

2918 SAYILI TRAFIK KANUNUNU

Yasayÿ bilmekte yarar vardir. Cunku, benzer olaylarda , sizlerin 2918 nolu yasayi bilmediginizi zannederek;

'Yapilacak mudahele ve tedavi ucretlerini odeyeceginize dair su belgeyi imzalayin'

teklifi ile karsilasirsiniz...

Ancak siz;

'Bu belgeyi imzalamassam, bana mudahele ve tedavi etmeyeceginize dair bir belgeyi imzalayip getirin'

dedigiz anda, Hastanenin butun imkanlari sizin icin seferber olacaktir.

-------------------------------------------------------------------------------

2918 SAYILI TRAFIK KANUNUNU MUTLAKA OKUYUN

Trafik kazasi sonucu yaralanan ve hastaneye kaldirilarak tedavi altina alinan kazazedelerin, kanuna gore tedavi icin ucret odememesi gerektigi belirtildi.

Tuketiciler Birligi, kazazedelerin haklariyla ilgili bir rapor hazirladi.

Kaza sonucu yaralanan ve herhangi bir hastanede tedavi goren kazazedelerin bu tedavileri sonucu hastane tarafindan ucret talep edilemeyeceginin belirtildigi raporda, 2918 Sayili Trafik Kanunu'na gore herhangi bir trafik kazasi sonucu yaralanan kisi en kisa surede hastaneye yetistirilmek ve gereken tedavinin yapilmasi hukumlerini iceriyor. Yonetmelige gore, hastane acil servisi, kendisine gelen kazazedenin maddi durumu, sosyal guvencesinin olup olmadigina ve hastanin ozelligine bakmadan gereken tedaviyi ve mudahaleyi herhangi bir ucret talep etmeden yapmak zorunda.

Bu tedavi sonucu olusan masrafin ise Saglik Bakanligi Karayollari Trafik Doner Sermaye Isletmesi tarafindan karsilanacaginin belirtildigi rapora gore, vatandaslarin haklarini bilmedigi icin sorunlar yasandigini ve hastanelerin bu kanundan bihabermis gibi gozukup vatandastan para talep etmelerinin suc oldugu belirtildi.

Lutfen tanidiginiz herkese iletiniz. Kazasiz gunler dilegiyle...


Saygılarımla / Best Regards

Dipl.-Ing.
Necip BINGOL
İcra Kurulu Başkanı / COO

SE Otomotiv Teknolojileri A.Ş.
Organize Sanayi Bölgesi
Atatürk Cad. 6.Sok. No.1
59501 Çerkezköy-Tekirdağ
Turkey

Tel.: +90-282-736 1101
Fax: +90-282-758 1441
e-mail: nbingol@set-tr.com
www.set-tr.com

5 Haziran 2008 Perşembe

DÜNYAYI AYAĞA KALDIRAN BULUŞ

Bu günlerde dünya devletleri ve otomotiv üreticileri, akaryakıt tüketiminde yüzde 30'lara varan tasarruf sağlayan, egsoz gazını sıfıra yaklaştıran EKO66 cihazını almak için yarışıyor.

...Devletlerin ve otomotiv üreticilerinin cihazın patentini almak için kendisiyle görüştüğünü ve büyük meblâğlar teklif ettiklerini kaydeden Mollaoğlu, "Allah bu cihazı bulmayı Müslüman Türk milletinin içinden ve Yozgatlı çiftçi bir ailenin oğlu olan Talat Mollaoğlu'na nasip etti. Onun için Türkiye devleti yaşadıkça EKO 66'nın patenti Türkiye Cumhuriyeti' nde kalacaktır, hiçbir şirkete ve ülkeye satmayacağım" dedi.

3 Haziran 2008 Salı

rahibe:)

Bir rahibe taksi cevirmis ve yola cikmislar..AMA taksi surucusu
Aynadan surekli rahibeye bakiyormus, rahibe neden oyle baktigini
Sorunca Adam,
'cok ozur dilerim rahibe,size bisey soylemek istiyorum AMA
K! izarsiniz diye de cok korkuyorum'demis. .rahibe gulumsemis:
'Sevgili oglum,benim yasimda ustelik de rahibe olan
Birine NE soylersen
Soyle hosgorulu davranacagina emin olabilirsin. .bana her istedigini
Soyleyebilirsin. ..'
Bunun uzerine taksi soforu 'O zaman...'demis. .'benim en
Buyuk fantezim bir rahibeyle sevismekti de....'
! Rahibe yine gulumsemis:
'Ah bu muydu sevgili oglum...bakalim bunu nasil halledebiliriz. .
Oncelikle bekar ve katolik olman gerekiyor... '
'Evet evet ben bekarim ve Katoligim!!'
'O zaman surdan ormanlik yo la sapalim..'
Ve ormana gelmisler,Adam orada en buyuk fantezisini
Gerceklestirmis hersey bittikten sonra rahibe bir bakmis Adam
Agliyor... 'Neyin var sevgili oglum??'
'Rahibe..beni bagislayin.. ben size yalan soyledim,ben aslinda
Evliyim ve Yahudiyim'.. .
Bunu duyan rahibe gulmus :
'Ah sevgili oglum kendini uzme...aslinda benim de ismim
Kevin,
Ipneyim ve kiyafet balosuna gidiyorum'.. .

şeytanla dans:)

Fazlası ile zampara olan bir adam tövbekar olmak istemiş.
Ne yapayım ne edeyim derken '40 gün 40 gece bir mağaraya kapanıp dua etmesi' söylenmiş.
Adam mağaraya kapanmış.
1 gün 2 gün 3, 4, 5 derken 39 gün olmuş.
39'uncu gün dışarıda bir yağmur bir yağmur, ortalığı sel götürüyor.
Bir bakmış ki mağaranın kapısında yağmur iliklerine kadar islemiş bir bayan...
Güzel mi güzel.
Bayan hemen içeriye girmiş.
Adam, bayanın üstünü kurutmak için ateş yakmış.
Fakat bayana hiç yaklaşmamış.
Bayan üzerindekileri kurutmak için çıkartınca, kendisinin korkuttuğunu söylemiş ve adamın kendisine sarılmasını istemiş.
Adam sarılırken tövbesini bozmak istemiyormuş, fakat bayan cilvelenince 'tövbe' diye şey kalmamış ve iş bitmiş!..
Sevişmenin ardından kadın kahkahalar ile gülmeye başlayınca merakla sormuş:
- Neden gülüyorsun yahu?
Kadın:
- Ben şeytanım... Senin tövbeni bozmak için geldim ve başardım!
Bu sefer adam kahkahalarla gülmeye başlamış ve bu sefer de kadın-şeytan sormuş:
- Niye guluyosun?!
Adam:
- Bu dünyada becermediğim bir şeytan kalmıştı.
Onu da becerdim ya; boşver gerisini!

MELEZLER:=)))

Yavru tavşan yuvasından ilk kez ayrılır ve ormanda dolaşmaya başlar. Karşılaştıgı ilk hayvana kendini tanıtır
'merhaba kardeş ben TAVŞAN, sen kimsin?'
karşısındaki hayvan
'ben de KATIR der'
tavşanın kafası karışır 'nasıl yani?' der.
katır: 'benim annem Eşşek babam da At onlar birlikte olmuşlar sonra ben doğmuşum' der
Tavşan yoluna devam eder. Karşılaştıgı başka bir hayvana kendini tanıtır
'merhaba kardeş ben TAVŞAN, sen kimsin?'
hayvan: 'ben kurtköpeğiyim' der. tavşan yine şaşırır 'nasıl yani?' der
kurtköpeği: 'benim annem köpek babam da kurt onlar birlikte olmuşlar sonra ben doğmuşum' der.
Tavşan yoluna devam ederken yavaş yavaş aklından bu bilgileri geçirir ve işlerin nasıl olduğunu anlamaya başlar. Karşılaştıgı başka bir hayvana kendini tanıtır
'merhaba kardeş ben TAVŞAN, sen kimsin?'
hayvan: 'ben DEVEKUŞU' der.
Tavşan afallar: 'hade lennn!'

--

2 Haziran 2008 Pazartesi

DİYOLOG FARKI:=)

Türklerin diyalog farki


Amerikan: hey dostum burda bir problem mi var ?
Turk: noluyo lan burda ?

Amerikan: nasil gidiyor mike?
Turk: napiyon lan?

Amerikan: korkarim seni oldurecegim!
Turk: salavat getir pezevenk!

Amerikan: oov dostum hic cool olmamissin.
Turk: bu ne lan götüme benzemissin.

Amerikan: hey steve, neden kendine bir icki
koymuyosun?
Turk: la suleyman, kap iki bira gel bakim hemen!

Amerikan: lanet olsun sana christine!
Turk: allah belani versin nurcan!

Amerikan: tanri askina brad kes sesini artik!
Turk: allahim sabir ver, sus lan yeter!

Amerikan: aman tanrim simdi napicaz?!?
Turk: ha siktir sictik?!?

Amerikan: help me please...
Turk: baksana lan!!!

Amerikan: ne derler bilirsin jack, hayat beklenmedik
surprizlerle doludur...
Turk: valla oglum bir soz var hani, kaderde varsa
düzülmek neye yarar üzülmek...

Amerikan 1: dante'nin bu kitabini okudun mu micheal?
Amerikan 2: aaa evet , gercekten edebi degeri olan bir
calisma.

Turk 1: abi da vinci sifresini okudum super!
Turk 2: lan birak! iyice entel dantel oldun ! Layt
herif !!

Amerikan:: hey jerry gel pizza ye dostum...
Turk: sülo gel lan buraya mis gibi menemen yaptik...

Amerikan:: fbi... bir kac soru sorabilir miyim?
Turk: polisim ben! nerdeydin lan dun esek?

Amerikan:: (ses cikarmadan el i$aretiyle) sen oraya
sen buraya sessiz olun...
Turk: dagiliyoruz haydaaaaaaaaa! !!


Myspace Graphics
followferay.spaces.live.com

Fotoğraflar'la Dünya

www.milliyet.com.tr

YAŞAM DERSİ

Hiçbir şey için benimdir deme
Sadece De ki ; Yanımdadır. Çünkü ne altın, Ne toprak Ne sevgili, Ne hayat, Ne ölüm, Ne huzur, Ne de keder Daima seninle kalmaz...
H. Lawrence
**************************************************
**IQ’ lar eşit olmadıkça insanlar eşit değildir''

**************************************************
Kalbini dünün üzüntüleri, yarının endişeleri ile doldurursan, şükredeceğin bugünün olmaz.
*************************************************

Şimdi Kayıt Ol:

SEVEREK İZLEDİĞİM FİLİMLER

  • BAKIŞ AÇISI(bır suikastın farklı açılarla anlatımı,bayıldım!)
  • SU DÜNYASI-Waterworld-Kevin Costner(böyle bir gelecek ihtimalı çok etkilemişti beni)
  • İnsanlar Yaşadıkça (1953) -From Here to Eternity (çok eski ama harika bir filim)SAVAŞ
  • Esaretin Bedeli-Shawshank Redemption (izlemekten bıkmadığım tek filim)
  • Kapıdaki Düşman-Enemy at the Gates (zevkle izlediğim filimlerden biri)SAVAŞ
  • Ölüm Kadına Yakışır-Death Becomes Her(Bruce Willis,Goldie Hawn,Meryl Streep)KOMEDİ
  • Eternity and day- Eleni Karaindrou(filmin müziği harikadır)

KİŞİSEL GELİŞİM KİTAPLARI

  • Tibet'in Gençlik Pınarı 2. Kitap
  • Tibet'in Gençlik Pınarı 1. Kitap
  • Ruhsal Şifa -Dora Kunz
  • Geçmiş Yaşamlar Ölümsüz Ustalar- Dr. Briane L. Weiss
  • Işığa Bir Adım Kala- Dr. Melvin Morse
  • Yaratıcı İmgeleme -Shakti Gawain
  • Enerjilerle Pratik Şifa -Donna Eden
  • Olgunluk- Osho
  • Farkındalık- Osho
  • Yakınlık- Osho
  • Yaratıcılık -Osho
  • Aura ve Çakra Kullanma Kılavuzu - Karla Mc Laren
  • Müthiş Sır- Mike Hernacki
  • Çocuğunuzla Birlikte Büyüyün - D.Corkille Briggs
  • Başarı Korkusu- Martha Friedman
  • Sevgi Korkudan Özgürleşmektir - Gerald Jampolsky
  • Çekim yasası -Nil Gün
  • Geçmişin Gölgeleri - Nil Gün
  • Örselenmiş Cinsellik - Aline P.Zoldbrod
  • Ruhsal Büyüme - Sanaya Roman
  • Gelişen Ruhlar İyileşen Yaralar - Lise Bourbeau
  • Doğru Sorular - Debbie Ford
  • Gölgenin Sırrı - Debbie Ford
  • Pozitif Gücün Büyüsü - Louise Hay
  • Düşünce Gücüyle Tedavi - Louise Hay
  • Yol Ve Erdemin Kitabı - Lao Tzu
  • Tüm Yönleriyle Reiki- W.Lübeck, F. A.Petter
  • Reiki Esasları- Diane Stein
  • . Işığın Doğuşu- Barbara A. Brennan
  • Işığın Elleri -Barbara A. Brennan